1 Sonsuzluk ve 100 Yeni Gezegen Blog Marka / 20 Feb 2018

 

 

NASA'nın Kepler Uzay Teleskobu’u ikinci görevinde (K2) Güneş Sistemi dışı gezegenlerin geçişlerini, kendi ana yıldızının önünden geçerken oluşan gölgeyi kayıt ederek aramaya başladığında yıl 2014’tü. 

 

Araştırmacılar, birtakım sinyallere, çoklu yıldız sistemlerinden gelen bazı seslerin yahut uzay gemilerinden gelen gürültünün neden olduğunu keşfettiler. Ama keşfedilen tek bu değildi, bir nokta vardı ki aynı zamanda boyutları Jüpiter ve daha büyük boyutlara kadar uzanan çeşitli gezegenlerin algılanmış oluşuydu.

 

Tespit edilen gezegenlerden biri uzayda, çok parlak bir yıldızın etrafında dönüyordu. Danimarka Teknik Üniversitesi Ulusal Uzay Enstitüsü'nde doktora öğrencisi olan Andrew Mayo, "K2 görevlerinde tespit edilen en parlak yıldız olan HD 212657 isimli yıldıza 10 günlük yörünge mesafesinde olan bir gezegenin varlığını doğruladık" açıklamasını yaptı. 

 

Bazı kaynaklarda yer alan çalışmaya göre ekip, 279 gezegen adayını analiz etmeye başladı bile. Aday gezegenlerin 149'u gerçek Güneş Sistemi dışı gezegen olarak onaylandı. Aynı zamanda bu çalışmanın baş yazarı olan Mayo, bu gezegenlerin 95'inin yeni keşifler olduğunu da açıklamalarına ekledi.

 

Bozulan Teleskop Büyük Bir Keşfi Ortaya Çıkardı!

 

Kepler uzay aracı, 2009 yılından göğün tek bir bölgesinde gezegen keşfetmek üzere kullanılmak istendi, ancak 2013'te mekanik bir arıza sebebiyle bu görevine ara vermek zorunda kaldı. Ancak bu, mühendisler ve gökbilimcileri yıldırmadı. Hemen teleskobun görüş alanını periyodik olarak değiştirerek yeniden kullanmanın bir yolunu daha buldular. İşte bu çözüm, K2 görevini ortaya çıkaran fikir olarak tarihe geçti.

 

Küçük bir dipnot verelim, Güneşimize benzer bir yıldızın etrafında dönen ilk gezegen, ilk kez 1995 yılında tespit edilmişti. Bugünse, Dünya boyutlu gezegenlerden tutun Jüpiter gibi büyük gaz devlerine kadar uzanan yaklaşık 3.600 Güneş Sistemi dışı gezegen olduğu bilgisine sahibiz. Uzay büyük ve sonsuz bir gizeme, bilgiye sahip sonsuz bir hazine…Biz insanoğlunun yegane görevi ise ömrü ve aklı yettiği sürece bu hazineyi araştırmak ve imkanlarını geliştirerek bu büyük derya da vakit geçirmek…Bir gün uzayı deneyimleyebilme ihtimali bile insanoğlunun yıllarca araştırma yapıp, bu hazineyi keşfetmesine değmez mi? 😉