Evren'de Oluşan İlk Yıldızlara Ait Sinyal Keşfedildi Blog Marka / 05 Mar 2018

Evrendeki hidrojen maddesinin nasıl oluştuğuna ilişkin bulgulara ulaşması için Avustralya kırsalına yerleştirilen radyo teleskobuyla saptanan sinyal bir anda Dünya gündemine yerleşti. 

ABD'deki Arizona Üniversitesi'nden araştırmacılar, böyle bir sinyalin ilk defa gözlemlendiğini büyük bir heyecanla açıkladılar. Buluşun, astrofizik çalışmaları için bir dönüm noktası olabileceği ise bilim dünyasını heyecanlandıran başka bir önemli nokta oldu.

Radyo teleskobunun yakaladığı hidrojenin, sahip oldukları incelendiğinde, Büyük Patlama'dan 180 milyon sonra hidrojenin ve yıldızların yaydığı yoğun ışıkların etkileşime girmiş olabileceği saptandı. Evrenin yaklaşık 13,9 milyar yaşında olduğunu düşünürsek, ilk yıldızlar Güneş'in oluşmasından 9 milyar öncesinde yanmış olabilir.

Yapılan araştırma sonuçları Evren'in doğuşuna ilişkin çok daha fazlasını da öğrenmemize vesile oldu. Elde edilen bulgulara göre, Evren'in ilk başta eksi 270 derece, yani sanılandan iki kat daha soğuk olduğunu ortaya çıktı. Bilim insanları yıllardır büyük bir merakla yıldızların atalarına ait bilgi ve kanıtlara ulaşmaya çalışıyor. Bilinen teorilerden birine göre yıldızlar, Büyük Patlama sonrası evreni kaplayan soğuk hidrojen gazından oluştular. Bu sebepten de dev boyutlara ve inanılmaz bir parlaklığa sahip olsalar da, ömürleri kısa sürdü. Patladıklarındaysa, bizlerin yaşamını mümkün kılan kimyasal elementleri Evren'e yaydılar.

Avustralya'da, bir salonda bulunan yemek masasının boyutlarına sahip teleskobun algıladığı radyo sinyalleri, beklentilerin çok daha üzerinde bir güce sahip. Bazı araştırmacılara göre; Evren'in evriminin ilk aşamalarında oluşan hidrojen atomları, "karanlık madde" ile doğrudan etkileşime girmiş bile olabilir. Bilim dünyasında, "Karanlık Madde" görünmeyen, ancak yer çekimsel etkisi ile galaksilerin dönüş şeklini dahi etkileyebilen bir madde olarak bilinmekte.  İşte bu araştırma sonucunda, karanlık maddenin taneciklerini saptamak bile önümüzdeki günlerde mümkün olabilecek gibi görünüyor.

Bilim dünyası heyecanlı, bizler ayrı heyecanlı… Bakalım sonuçları daha hangi merak edilen gizemleri ortaya çıkaracak.